Zamanın ruhuna en iyi adapte olan organizasyonlar hayatta kalabilir ve tercih edilebilirler.
Logomuzun ana kahramanı olan Ginkgo Biloba ağacıyla Bahçeköy Atatürk Arboretumu'na yaptığımız bir doğa ziyaretinde tanıştık. O güne dek Ginkgo Biloba bizim için çocuklara ve yaşlılara zihin açıklığı ve hafıza güçlendirici olarak verilen kapsüllerden ibaretti. Son formunu bilip gördüğümüz bir şeyin özüne ulaştığımızda hissettiğimiz sağaltıcı anlar; o gün bir ormanda yaşadığımız ….hikâyesinde derinleşmeye başladıkça da yolumuza ortak etmeye karar verdik.
Anavatanı Çin olan ve Mabet Ağacı olarak da bilinen Ginkgo, uzun ömürlü ve çok yavaş gelişen , dinazorlar tarafından bu haliyle görülmüş yani hiç değişmemiş "yaşayan fosil" niteliğindeki bir ağaçtır. Ginkgo'nun dayanıklılığına en önemli örnek; Hiroşima'ya atılan atom bombasından sonra kilometrelerce karelik alanda hayatta kalan tek canlı türü olmasıdır. Bütün bu olağanüstü özellikleri yanı sıra, tek sap üzerinde bir Çin yelpazesi gibi açılarak bölünen (ya da birleşen) ikili yaprağıyla Ginkgo, Uzakdoğu öğretilerinde tek ve çift arasındaki evrensel ilişkiyi işaret eden derin bir mistik anlama da sahiptir.
Ünlü Alman şair Goethe, Doğu'nun kadim temsilcilerinden sonra Ginkgo'yu keşfetmiş Batı'dan ilk yaratıcı isim gibi duruyor. 1815'te gün boyunca Heidelberg Şatosu'nun bahçesinde uzun yürüyüşler yapar ve hafızasını güçlendirip yaratıcılığını artırmak için her gün bir Ginkgo yaprağı yermiş. 15 Eylül 1815'te, o sıralarda âşık olduğu Marianne von Willemer'e bir şiirinin taslağını okumuş.
Genç kadını 23 Eylül'de Heidelberg Şatosu'nun güze dönmüş bahçesinde son kez gören Goethe, o gün orada ebedi Züleyha'sına bir Ginkgo ağacı gösterir ve ağaçtan kopardığı iki yaprağı, tamamladığı şiirle birlikte 27 Eylül'de Marianne'ye gönderir. Doğu-Batı Divanı'nın "Züleyha Kitabı"nda yer alacak olan "
Ginkgo Biloba Ağacı" isimli şiirdir bu.
Ginkgo'nun nefis hikâyesi ve altın orana uygun stilize yaprağı bizi de çok etkiliyor. Onda hem güzelliği hem de ötesindeki derin anlamı buluyoruz. Bir aradayken durduğumuz ve sizlerle de olmayı ümit ettiğimiz yeri ifade etmesi açısından ona en az kendimiz kadar güveniyoruz.